Pages

Yarım Kalanlar

Günlük tarzında başladığım blog, yavaş yavaş kitap blogu olma yolunda ilerliyor hadi bakalım. Bunlar hep Elenda yüzünden oldu, onun blogundaki kitapları görmesem, Neokur'u keşfetmesem gene kitaplardan uzaklaştığım dönemdeki gibi yaşayıp gidecektim. Üç yıldır elime kitap almıyordum, kitaplardan tiksinmiştim ve beni zehirlediklerini, yalnızlığa ittiklerini düşünüyordum. Ondan önce deli gibi kitap okurdum, günde 1 kitap, hızımı alamazsam 2 kitap bitiriyordum, artık okuyacağım bir şeyler kalmamıştı sanki. Böyle düşünerek bıraktım kitap okumayı. 
Ama durum şu an da çok farklı, eskiye döndüm ve kitaplara kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyorum. Kitaplığımın önüne oturdum ve yarım bıraktığım bütün kitapları buldum çıkardım. Bunları okuduktan sonra Elenda'nın önerdiği bir kaç kitabı alacağım. Şimdiden sepete attım onları da ama okunacak, yarım bıraktığım bayağı bir kitap varmış. 
Bu fotoğrafımdaki birinci parti okunacaklar. İkinci partimi İran ile alakalı kitaplar oluşturuyor. Onlarda az sonra yazacağım yazı da.. 
Önce bu kitapların konusundan bahsedeyim.


Zifaf Gecesi isteyerek aldığım, yada okumak istediğim kitaplar listesinde yoktu. Geçen sene arkadaşlarımla birlikte D&R'ı  ziyaretimizde bu kitabı görüp isminden dolayı kıkırdamaya başladığımız(ergenlik işte) kitaplardandı. Sonra ben kitabı elimde sallarken birden etraftaki herkesin durup bize doğru baktıklarını görünce, kitabı almak zorunda kalmıştım :D 

Kitabın konusu şöyle: Genç ve güzel bir kadın olan Jale, evlendirilmek istendiği Doktor Veysel Karkara'ya mahcup olmamak için akla hayale sığmaz bir şey yapar. Jale, basit bir amaçla ve pek de düşünmeden attığı bu kördüğümü nasıl çözecek? 
Melih Cevdet Anday (1915-2002), Tercüman gazetesinde tefrika ettiği romanların ilkinde, insanların birbirlerini anlamak yerine izledikleri dolambaçlı yolları hafif bir mizah, hafif bir entrika havasıyla anlatıyor ve eleştiriyor.  

Lakin şu an okuduğum yere kadar pek fazla bir eleştiri havası göremedim ben. Kitap bol bol Jale'nin entrikalarını anlatıyor. Kıza uyuz oldum şahsen.

Kurt Vonnegut'un kitabını da, İstanbul Kitap Fuarından almıştım ablamla birlikte. Yazarın kendisini ailecek pek severiz. Daha önce Kedi Beşiği ve Gece Ana kitaplarını okumuşluğumuz vardır. Mezbaha No. 5'te yazarın en başarılı kitaplarından biriymiş. 
II. Dünya Savaşında Avrupa'da göreve verilir ve Almanya tarafından esir alınır. Bu esnada Dresden'in müttefik kuvvetler tarafından bombalanmasına şahit olur ve bundan çok etkilenerek Mezbaha No. 5'i yazar. Kitap, tahmin edildiği üzere Dresden'in bombalanması, savaşın acımasızlığını barındırıyor. 
Genel olarak savaş konulu kitaplardan pek hazzetmesemde bu kitap çok ilgimi çekiyor. 
Okuduktan sonra güncellememi yapacağım artık :3





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder